HASTALAR
KÖK HÜCRE NAKLİ AŞAMALARI
Altta yatan hastalığa göre değişmek üzere
genellikle çalışmakta olan iliği yok edici
ve hastanın bağışıklığı sağlayan hücrelerini
çalışmaz hale getirici bir tedavi (kemoterapi
bazen birlikte radyoterapi) verilir; hazırlama
rejimi
Vericinin bağışladığı kök hücreler bazen
nakil öncesi işlemlere tabi tutulur. Eğer
hasta ile vericisinin kan grupları uyuşmuyor
ise, bağışlanan kök hücrelerin arasından
eritrositler (kırmızı kan hücreleri) ayrılır.
Bazen de kök hücreleri, içerdiği T hücre
(bazı bağışıklık hücreleri) oranını düşürmek
üzere işleme tabi tutulur. T hücreleri bağışıklık
sistemimizin bir parçasıdır ve nakil sonrası
bazı durumlarda GvHH ortaya çıkmasına yol
açmaktadır.
Kök hücreler hastaya damar yoluyla verilir. Aktarma işlemi 1 ile 5 saat arasında
değişen bir sürede gerçekleştirilir. İnfüze edilen (damar yoluyla verilen) kök
hücreler, boşaltılmış olan kemik iliğine doğru kendiliğinden yol alır ve burada
yerleşip çoğalıp, olgunlaşarak yeni eritrosit, lökosit ve trombositleri üretir.
Hazırlama rejimi hasarı ile ilişkili komplikasyonlar, kan hücrelerinin azalması
ve destek tedavisi gereksinimi dönemi verilen kök hücre kaynağının üretime geçmesi;
engraftment gerçekleşene kadar infeksiyon ve kanamaya eğilim riski ile birliktedir.
Hasta ve kök hücrenin kaynağına bağlı olarak engraftment 2 ile 4 hafta arasında
sağlanabilir. Engraftment kan sayımı yapılarak izlenir. Bazen hastalara büyüme
faktörleri de aktarılarak engraftmentin hızlanması sağlanır.
Alojenik nakil grubundaki hastalarda verinin bağışıklık hücrelerinin alıcı vücudunda
yabancı olarak algıladığı organlara hasar vermesi ile ilişkili GVHH ortaya çıkması.
İki tip GvHH vardır: akut GvHH, semptomların hemen nakil sonrasında görüldüğü
tiptir; semptomların yavaşça oluştuğu ve aylar hatta yıllar boyunca sürebildiği
tip ise kronik GvHH olarak isimlendirilir.
Bu aşamaların hepsinde hastalar koruyucu amaçla verilen antibiyotikler özel önlemlere
(tek kişilik odalara, temiz gıda v.s.) rağmen değişik dönemlerde farklı infeksiyon
riski taşırlar, infeksiyonlar ağır seyredebilir, ölümcül olabilir. Kullanılan
ilaçların yan etkileri ile ilişkili komplikasyonlar da başlıca istenmeyen etkilerdir.
Nakil sonrası ilk 3 ay hastalar için en riskli dönemdir. 3. aydan sonra başlıca
risk hastalığın tekrar ortaya çıkmasıdır. Bazı hastalar yukarıda bahsettiğimiz
sorunlarla karşılaşsa da, bir çoğu erken aşamada oluşabilecek riskleri atlatarak
normal yaşamlarına dönebilirler. Daha sonra aylık ve 5 yılı tamamladıktan sonra
yıllık takip olur.
Nakilden sonra da bankamız hastanın genel gidişatını takip etmektedir. Nakil
sonrası hastaların durumunu iyileştirmek için bu takip çok önemlidir.
|