- Semptomlar:
AA
hastalarında her üç han hücresinin de oranı
normalden çok düşüktür. Bu durum itibariyle
çeşitli semptomlar ortaya çıkar:
Eritrosit eksikliğinden kaynaklanan:
- halsizlik
Trombosit eksikliğinden kaynaklanan:
- sık görülen kanamalar
Lökosit eksikliğinden kaynaklanan:
- sık sık enfeksiyona yakalanma
- Tanı:
Bu semptomların AA’ ye ait olduğunu doğrulamak için hastanın doktoru
hastadan aldığı bir kan örneğinde dolaşımdaki her kan hücresi tipinin sayısını belirler. Kan hücrelerinin ikisinin ya da üçünün de çok düşük oranlarda gözlenmesi durumunda AA hastalığından şüphelenilir. Kesin bir tanı ancak biyopsi ile alınan kemik iliğinin kendi hücrelerinin oranlarında görülen aşırı bir düşüş ile konabilmektedir.
- Tedavi:
AA hastalarına
uygulanacak tedavinin tipi
hastalığın geldiği aşamalara
göre değişir. Çok düşük bir
kan sayımına sahip olan ağır
aplastik anemiye (SAA) hastaları
için, kök hücre nakline gidene
kadar acil tedavi yollarına
başvurulmalıdır. Hastalığının
durumu daha hafif olan ya
da daha hafif semptomlara
sahip olan AA hastaları için
kök hücre nakli bir seçenek
olmakla birlikte eritrosit
ve trombosit transfüzyonu
ya da ilaç tedavisine gidilmektedir.
-Transfüzyon:
Tüm AA hastaları için bu
tedavinin ilk aşamasını
trombosit transfüzyonu
alır. Trombosit transfüzyonu
AA hastasının ağır bir
kanamadan dolayı hayatını
kaybetmesini
önler. Eritrosit transfüzyonu ise AA hastalarında görülen halsizlik ve nefes
darlığını ortadan kaldırır. Lökositlerin ortalama yaşam süresi bir günden az
olduğu için bu hücreler hastaya aktarılamaz. Onun yerine AA hastaları oluşturabilecekleri
enfeksiyonlar için yakından izlenir ve gerekli görüldüğünde antibiyotik tedavisine
tabi tutulur.
Transfüzyon pek çok AA vakası için hastalığın ilerleyişini durdurucu bir etkendir
fakat sadece bu tedavi yöntemiyle uzun süreli bir düzelme gösteren hasta oranı
oldukça düşüktür.
-İlaç Tedavisi:
Bu tedavi yönteminde en sık kullanılan ilaçlar immünosupresif
ilaçlar ve büyüme faktörleridir. Tam olarak bağlantı
kurulamasa da AA hastalığının nedeni bağışıklık
sisteminin kendisine karşı çalışması olarak gösterilebilir. Ağır aplastik
anemili (SAA) hastalar için kök hücre nakline kadar
bazı immünsupresif ilaçlar ile
tedavi çok kullanılan bir stratejidir.
İmmünosupresif ilaçların etkisini gösterebilmesi 4
ay kadar sürdüğünden bazı AA hastalar tedavisinde büyüme
faktörü esas ilaç olarak kullanılmaktadır. Büyüme
faktörleri normalde vücutta bulunan ve kemik iliğinin kan hücrelerini üretmesini
sağlayan çeşitli kimyasalların sentetik halidir.
-Hematopoietik Kök Hücre Transplantasyonu:
Yalnızca hafif AA’ ye sahip hastalarda transfüzyon ve/veya
ilaç tedavisi ile uzun süreli iyileşme görülür. Pek çok
doktora göre bu tedavi yöntemleri, özellikle
de SAA hastaları için kısa dönemlidir ve doktorlar hastalarına kök hücre nakli
için uygun vericiler aramaya başlarlar. Kök hücreler üç tip kan hücresine -eritrosi
t(kırmızı kan hücresi), lökosit(beyaz kan hücresi) ve trombosit(kan pulcuğu)-
dönüşecek
olan olgunlaşmamış hücrelerdir. Yakın bir zamana kadar kök hücre nakilleri
kemik iliği nakli olarak bilinmekteydi, çünkü kemik iliği
bu tip hastalıkların tedavisinde
kullanılan tek kök hücre kaynağı olarak bilinmekteydi. Şu an nakillerde kullanılan
kök hücreler kemik iliği, kordon kanı ve periferik kandan elde edilmektedir.
Kök hücre nakli hastayla uyum gösteren bir verici bulunamadığı taktirde gerçekleşemez.
Aşağı yukarı AA hastalarının 1/3’ ü için akrabalarından uygun bir verici
bulunabilmektedir, bu verici özellikle kardeşlerden biri olmaktadır. Eğer akrabalardan
herhangi
birinde hasta ile uyum görülmez ise hastanın doktoru Kemik İliği Bankamıza
ve bankamız aracılığı ile Dünya Kemik İliği Bankasına uygun verici için başvuruda
bulunur.
Kök hücre nakillerinde, hasta, lösemi hücrelerinin ve bağışıklık sisteminin
tahribini sağlamak üzere transplantasyon öncesi bir kemoterapi ve / veya
radyasyon tedavisine
tabi tutulur. Daha sonra vericiden elde edilen kök hücreler hastaya aktarılır
ve bu hücrelerin çoğalıp hastanın tahrip olmuş kemik iliğini yenilemesi beklenir.
Her ne kadar kök hücre nakli AA hastaları için kesin bir çözüm öne sürse de hastayı
bu tedaviye hazırlamak için yüksek doz kemoterapi ve / veya radyoterapi gereklidir
ki bu durum her hasta tarafından kolaylıkla kaldırılamaz. Ileri yaştaki hastalar
ve başka sağlık problemlerine sahip AA hastaları bu tedavi için uygun adaylar
değildirler. Bu hastalara myeloablatif olmayan nakil uygulanabilir. Bu deneysel
uygulama mini-transplant olarak da bilinir ve daha yumuşak bir nakil öncesi terapi
içerir.
Bazen kök hücre nakillerinden sonra hastalarda GvHH görülmektedir. GvHH, hastanın
yeniden yapılanan bağışıklık sistemi- vericiden alınan kök hücreler tarafından
oluşturulan- hastanın vücuduna saldırır. İki tip GvHH vardır: akut GvHH, semptomların
hemen nakil sonrasında görüldüğü tiptir; semptomların yavaşça oluştuğu ve aylar
hatta yıllar boyunca geçmediği tip ise kronik GvHH olarak isimlendirilir. GvHH
hasta için oldukça ciddi bir tehlike oluşturmakla birlikte, nakilden sonra hastalar
doktorları tarafından yakın takibe alınır ve herhangi bir GvHH belirtisi görüldüğü
anda ilaç tedavisine başvurulur. GvHH ve diğer olası komplikasyonlar nedeniyle
nakle gidilip gidilmemesi hastanın, ailesinin ve doktorlarının kişisel kararı
sonucunda belirlenir. Bu konu hakkında herhangi bir bilgi ya da danışmaya ihtiyaç
duyan hasta, yakınları ya da doktorları Kemik İliği Bankamız’a başvurabilirler.
Hastalıklar
Anasayfa